"Nereye koydum ben bu çıkrığı? Aaaay saatlerdir arıyorum nerede bu Allah'ın belası?"
"Neyi arıyorsun canım?.. Gülsüm?"
"Hakketen neyi arıyordum ben? Bugünlerde çok unutkan oldum neyi nereye koyduğumu hatırlamıyorum."
"Bi' o olsa iyi ya geçen gün tuvalete girmeyi unutmuştun, neyse bak endişeleniyorum senin adına bi doktora falan mı gitsek?"
"Bunamadım ben tamam mı sadece biraz unutkanlaştım, hemen bunadı u diye beni boşayıp başka karı alacaksın kendine değil mi? 38 yıl oldu evleneli hala aklın fikrin başkalarında"
"Ben seni düşünüyorum senin şu dediğine bak bi kere aldattım mı ki seni?"
"Bilemicem artık sana sormalı aldattın mı?"
Konuşmanın sonunda haksız çıkacağını bilen Halil bey yine de atışmaya devam ediyordu, çünkü yıllardır itişip kakışmaktan hiç sıkılmamıştı, alışmak da değildi onunki bu tatlı çekişmeyi seviyordu hatta bazen üsteleyesi geliyordu sırf devam etsin diye. Ama Gülsüm bunu kendisini köşeye sıkıştırmak için yaptığını sanıyordu, bazen hoşlanıyordu ama bazen çok üsteliyordu Halil, nasıl üste çıkacağını bilemiyordu.
Yorum Gönder